|
Oynamasını sevdiğim bir oyun vardı: Mutlu olmak, mutluluğun ne olduğunu bilmeden. Kurallarını bilmeden bir oyunu oynamaya çalışmak gibi... Hayallerim vardı, sadece benimle ilgili olmayan ama en önde benim olduğum. Ümitsizliğin ve bitmişliğin yaşadığı bu duygu çukuruna düşüşüm hala sürüyor. Düşmemek için yaptıklarım sadece ivme oldu ya da bana öyle geldi. Artık düşmemek için çırpınma kaygısı yok; yaşama isteği, sorumluluk, beklenti yok... Belki şaşırtır ama düşünmek var, hatta düşünceyi yaşamak!
|
|